Dolmabahçe Sarayı – İstanbul, Türkiye
Sultan Abdülmecid, 1843 yılında sarayını Topkapı’dan taşımaya karar verdi. Bu kararın ardından, Dolmabahçe Sarayı’nın inşasını başlattı. Yapı, 1856 yılında tamamlandı. Dolayısıyla, saray kısa sürede Osmanlı’nın en görkemli yapılarından biri hâline geldi.
Üstelik Dolmabahçe Sarayı, Boğaz kıyısındaki konumuyla da dikkat çeker. Aynı zamanda, Osmanlı padişahlarının son ikametgâhı olarak tarihe geçti. Saray mimarları, tavan süslemelerinde 14 ton altın kullandı. Buna ek olarak, yapı dünyanın en büyük Bohem ve Baccarat kristal avize koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapar.
Place Stanislas – Nancy, Fransa
Place Stanislas, Nancy’nin en önemli simgeleri arasında yer alır. Özellikle, meydanın 18. yüzyıla uzanan tarihi büyük ilgi görür. Bu nedenle, alan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi.
Demir ustası Jean Lamour, meydanın yaldızlı ferforje kapılarını tasarladı. Böylece, Nancy “altın kapılı şehir” lakabını kazandı. Ayrıca, kuzeyde yer alan Arc Héré, Mars ve Herkül kabartmalarıyla meydanın ihtişamını artırır.
Buckingham Sarayı – Londra, Birleşik Krallık
Buckingham Sarayı’nın dövme demir kapıları, Walter Gilbert ve Louis Weingarten tarafından tasarlandı. Daha sonra, bu kapılar 1911 yılında Kral George V döneminde yerlerine yerleştirildi.
Kapılar boyunca Kraliyet Arması dâhil pek çok süsleme bulunur. Bu nedenle, yapı güçlü bir temsil duygusu yaratır. Günümüzde, Kuzey Merkez Kapısı günlük giriş olarak kullanılırken Merkez Kapı yalnızca resmi törenlere açılır.
New Scotland Yard – Londra, Birleşik Krallık
Orijinal New Scotland Yard binası, Victoria Embankment boyunca uzanır. Önünde, süslü ferforje kapılar yer alır. Mimar Sir Reginald Blomfield, bu kapıları 1904 yılında tasarladı.
Aynı zamanda, kapılar Norman Shaw Binaları’nın ön cephesini tamamlar. Ünlü mimar Richard Norman Shaw, bu yapıları Viktorya dönemi Gotik tarzında inşa etti. Sonuç olarak, alan uzun yıllar Metropolitan Polisi’nin merkezi oldu.
Sather Kapısı – Kaliforniya, ABD
Sather Kapısı, 1909 yılından bu yana Kaliforniya Üniversitesi’nin ana girişini oluşturur. Bu giriş, Beaux-Arts tarzıyla hemen dikkat çeker. Ayrıca, Jane K. Sather kapıyı merhum eşinin anısına üniversiteye bağışladı.
Kapının sütunlarında sekiz figürlü panel bulunur. Bu figürler, akademik disiplinleri simgeler. İlk ortaya çıktıklarında, büyük tartışmalara yol açtılar. Ancak, yıllar sonra yeniden keşfedildiler ve yerlerine geri konuldular.
Belvedere Sarayı – Viyana, Avusturya
Belvedere Sarayı’na yaklaşan ziyaretçiler, büyük dövme demir kapılardan geçer. Bu kapılar, arma taşıyan taş aslanlarla süslenmiştir. Dolayısıyla, giriş daha ilk anda etkileyici bir izlenim bırakır.
Ünlü mimar Johann Lukas von Hildebrandt, sarayı Savoy Prensi Eugene için tasarladı. Günümüzde, yapılar müze ve sanat galerisi olarak hizmet verir.
Aziz Yuhanna Vaftizhanesi – Floransa, İtalya
Aziz Yuhanna Vaftizhanesi’nin bronz kapıları, “Cennetin Kapıları” adıyla ün kazandı. Bu ismi, Michelangelo verdi. Heykeltıraş Lorenzo Ghiberti, kapı panellerinde Eski Ahit sahnelerini işledi.
Üstelik, Ghiberti bronz dökümünde yenilikçi teknikler kullandı. Bu nedenle, çalışma 20 yıldan uzun sürdü. Sonuçta, Rönesans sanatının en önemli eserlerinden biri ortaya çıktı.
Onur Kapısı – Versailles, Fransa
Versailles Sarayı’nın Onur Kapısı, orijinalinin birebir kopyasıdır. Çünkü, Fransız Devrimi sırasında asıl kapı yok oldu. Bunun ardından, uzmanlar 2008 yılında kapıyı yeniden inşa etti.
Zanaatkârlar, 100.000’den fazla altın varak kullandı. Ayrıca, Kral XIV. Louis’yi simgeleyen motiflerle kapıyı süslediler.
Catherine Sarayı – Puşkin, Rusya
Catherine Sarayı’nın giriş kapıları, Rokoko ihtişamını açıkça yansıtır. Özellikle, yaldızlı detaylar mavi-beyaz cepheyle güçlü bir uyum oluşturur.
Mimarlar bu kapıları, 1717 yılında I. Catherine için tasarladı. Sonuç olarak, giriş yolu Büyük Catherine’in yazlık sarayına yakışır bir görkem sunar.
